cebeci istasyonunda bir aksam üstü kimse bilmiyordu bizi incecikden bir yagmur yagiyordu yollara yeni basdan yaziyorduk kaderimizi sicak bir kara sevda yüregimizin basında bagdaj kurup oturmusdu acımsı buruk mühürlenmis agzımız bir sessizlik icinde sessizligi üstümüzden atamıyorduk..bir sacak altinda kararsiz yorgun saatlerce duruyorduk kimse görmüyordu bizi cebeci istasyonunda bir aksam üstü yeni basdan yasiyorduk kaderimizi . Cebeci istasyonunda bir aksam üstü bir baska türlüydü bütün insanlar sen bir baska türlüydün gözlerin yine öyle bilinmez bir renkteydi..gözlerin gözlerimde erimekteydi.. bir mermer heykel gibi yanımda duruyordun beni bırakma diyordun meyhane sarhoslari gibi sırıl sıklam bir yalnızlık büyüyordu aglıyordu aglıyordun...Bir yagmur yagiyordu inceden ince icimizdeki bin bir düsünce harmanlar misali savruluyordu ıslanmis ceylan yavrusu gibi tiril tiril titriyordun..Gitsek diyordun yüregimin ortasindan deli gönlümce sirilsiklam paramparca perme perisan türküler söylüyordum aglıyordun aglıyordum...simdi seni düsünüyordum cebeci yollarinda rüzgarlar esiyor serin paramparca düsmüs gönül ufkuma iki yıldız gibi gözlerin...